SU'YUN KALBİ, İSTANBUL'DA ATIYOR

28.12.2015

SU’YUN KALBİ, İSTANBUL'DA ATIYOR

16-02-2009

     Üç yılda bir gerçekleştirilmesi kararlaştırılan ve 5. Dünya Su Forumu'na ev sahipliği yapacak olan İstanbul 1. Su Forumu, Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi.


   Türkiye Cumhuriyeti Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran, Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon, Forum Elçisi Prof. Dr. Klaus Töpfer, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ahmet Selamet, Irak Su Kaynakları Bakanı Dr. Abdul Latif J. Rashid, Kosova Çevre ve Alan Planlama Bakanı Mahir Yağcılar, Makedonya Çevre ve Fiziksel Planlama Bakanı Dr. Nexhati Jakupi, KKTC Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen, Arnavutluk Çevre, Orman ve Su Yönetimi Bakan Yardımcısı Aleksander Garuli ve Fas Su ve Çevreden Sorumlu Devlet Sekreteri Abdelkbir Zahoud 1. İstanbul Su Forumu'nda açılış konuşmalarını yaptılar.

   Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu forum açılışında yaptığı konuşmada, "Bir hükümetin vatandaşlara yeterli miktarda kaliteli suyu vermesinin en önemli vazifelerinden biri olduğunu belirterek, biz de bu anlayışla bütün dereleri İstanbul'a akıttık" dedi.

   İstanbul'un Dünya'nın incisi olarak tarif edildiğini ve İstanbul deyince akla su geldiğini anımsatan Eroğlu; “Dünyada pek çok şehir, nehir etrafında kurulmuş. İstanbul'da nehir yok, ama etrafında denizler var. İstanbul'da nehir olmaması dolayısıyla İstanbul tarih boyunca su sıkıntısı çekmiştir.” dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, kendisini İSKİ Genel Müdürlüğü görevine getirdiğini hatırlatan Eroğlu, "O zamanlar İstanbul'da su yoktu, para da yoktu. İstanbul'un nüfusu 7 milyondu. O gün üzerimdeki yükün ağırlığının tahmin edilmesi mümkün değil" diyen Veysel Eroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

   "İstanbul'un nüfusu şu an 14 milyon, hiçbir su problemi yoktur. Barajlarda yeteri kadar su var. Su çok önemli. Hastalıkların büyük bir kısmı sudan kaynaklanıyor. Su olmazsa hayatta olmuyor. Bu yüzden 5. Dünya Su Forumu çok önemlidir. Forum, dünyanın dört bir yanından gelen siyasiler, uygulayıcılar, akademisyenler ve bütün su camiasının bağlantılar kurması için müstesna bir fırsat olacaktır. "Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, daha sonra küresel iklim değişikliğinin bir çok ülkeyi etkilediğini, azalan su kaynaklarının bütün dünyanın ortak meselesi olduğunu belirtti. Bu sorunun çözülmesi için konunun masaya yatırılması gerektiğini kaydeden Eroğlu, şöyle konuştu: "Su güvenliğinin temini için devlet yöneticileri ve mali idarecilerin somut çözüm arayışlarını arttırması gerekmektedir. Su meselesini siyasi çözümlere yönelik tepe noktaya taşımak istiyoruz. İlk defa devlet başkanları ve bakanlar zirvesi İstanbul'da yapılacaktır. Suyu barış elçisi olarak ortaya koymak istiyoruz. Suyu hakça, adilce paylaşmak ve bütün insanlığın hizmetine sunmak bizim gayemizdir."


   Açılış konuşmasında ''Dünyadaki bütün ülkelerin kendi anayasalarına, her bir bireyin doğarken suya erişim hakkı olduğunu eklemelerini istiyoruz'' diyen Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon; su ile ilgili alanlarda sorunlar yaşandığını, bu nedenle herkesin bu konu için bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.

   Türkiye'nin hidrografik açıdan da çok büyük bir devlet olduğunu ifade eden Fauchon, “İklim farklılığı arz eden bölgeler arasındaki farklılıklar, kirliliğin artması, doğal ortamın muhafazasında yaşanan zorluklar, doğaya atılan atıklar gibi Türkiye'de yaşanan sorunlar, dünyanın diğer ülkelerinde de yaşanıyor” diye konuştu. ''Bütün Dünya'da suya erişimi sağlamamız gerekiyor. Herkese de bu umudu vermemiz ve hayatı boyunca suya erişebileceği düşüncesini her bir vatandaşta yaratmamız gerekiyor. Biraz daha fazla su tedarik etmemiz ve doğayı korumamız lazım. Doğada oluşturduğumuz atıkların da arıtılmasını sağlamamız gerekiyor. Yarınki dünyamızda özellikle mega kentlerde, arıtma döngüsü oluşturmamız gerekiyor." diye konuşan Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon; sözlerini şöyle sürdürdü: “ Su ve enerji olmadan gezegenimiz beslenemez. Su politikaları için her zaman daha fazla finansman bulmak gerekmektedir. Suyun yönetiminin iyileştirilmesi gerekiyor. Suyu hidrografik havza olarak ele aldığımızda, daha iyi yönetebildiğimizi biliyoruz. Yarından itibaren dünyadaki bütün vatandaşlar su konusuyla ilgili kendisinin de söz sahibi olduğunu hissetmeli. İki günlük toplantı boyunca 50 bin kişi ya suya erişemedikleri ya da kötü su tükettikleri için ölecek. Bu skandalı durdurmalıyız. Şimdiye kadar yetersiz olan politikaların ortadan kaldırılması ve suyun öncelik haline getirilmesi gerekiyor."


    Dünyanın dört bir yanından 20 bine yakın misafirin katılacağı 5. Dünya Su Forumu öncesinde, su konusunda küresel bilgi alışverişini ve gerekli politik bilincin yoğunlaşmasını amaçlayan 1. İstanbul Su Forumu, 14 - 15 Şubat 2009 tarihlerinde toplandı. Forumun temelinde 5. Dünya Su Forumu'nun altı ana temasına hazırlıklar yer alırken, diğer taraftan da sivil toplum kuruluşlarının farklı görüşleriyle hazırlık süreçlerine dahil olmaları sağlandı. DSİ tarafından gerçekleştirilmiş olan ulusal ve uluslararası bölgesel toplantıların sonuçları da yine 1. İstanbul Su Forumu vesilesiyle masaya yatırıldı.

   1. İstanbul Su Forumu, 5. Dünya Su Forumu'nun temalarını oluşturan Küresel Değişimler ve Risk Yönetimi; İnsani Kalkınma ve Binyıl Kalkınma Hedefleri; İnsani ve Çevresel İhtiyaçlar Dikkate Alınarak Su Kaynaklarının Korunması ve Yönetimi; İdare ve Yönetim; Finans; Eğitim, Bilgi ve Kapasite Geliştirme olarak belirlenen başlıklara hazırlık sürecini kapsıyor.


   Altı farklı temanın ele alındığı bu toplantılarda; Küresel Isınma ve Su Kaynakları; Açlık ve Yoksulluğun Giderilmesi için Su ve Gıda; Havza Yönetimi ve Ekosistemlerin Korunması; Su Hakkı; Suyun Finansmanı; Eğitim, Bilgi ve Kapasite Geliştirme başlıkları tartışıldı. Sivil Toplum Diyalog Toplantıları'na Bölgesel Çevre Merkezi (REC Türkiye), Greenpeace, Yeşiller Türkiye, Su Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), Doğa Derneği, Doğa Gözcüleri Derneği, DenizTemiz (TURMEPA), Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu ve Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) gibi doğal hayat ve çevre sorunlarının çözümü için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD), Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği, Buğday Derneği, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV), Ulusal Sanayici ve İş Adamları Derneği (USİAD), Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) gibi kuruluşlar da katıldı.

   İstanbul 1. Su Forumu, 16 - 22 Mart tarihleri arasında yapılacak 5. Dünya Su Forumu'nun bir denemesi niteliğinde. 23 Ülkenin cumhurbaşkanının, 185 ülkenin de başbakanının ve bakanlarının davet edildiği 5. Dünya Su Forumu'nda, parlamenterler, bilim adamları, uzmanlar, karar vericiler, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri biraraya gelecek.

   ******************************************************

   DÜNYA SU FORUMU: Her üç yılda bir yapılan Dünya Su Forumu'na 120 ülkenin katılımı ile bakanlar toplantısı gerçekleştiriliyor. Dünya Su Forumu, dünyanın çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren uzmanlar, sivil toplum örgütleri, hükümetler, üretici ve tüketici temsilcileri ile uluslararası kuruluşların üyelerini bir araya getiriyor. Yine Dünya Su Forumu'na bağlı olarak, her yıl Birleşmiş Milletler tarafından 22 Mart “Dünya Su Günü” olarak kutlanıyor.


   DÜNYA SU KONSEYİ: Uluslararası su politikaları konusunda görüş ve düşünce üreten uluslararası bir kuruluş olan Dünya Su Konseyi, 1996 yılında kuruldu. 1994 yılında düzenlenen 8. Dünya Su Kongresi'nde, dünyanın su politikalarını oluşturacak bir strateji merkezi görevi yüklenmek üzere bir Dünya Su Forumu oluşturulmasını kararlaştırılmıştı. Dünyanın önde gelen su kuruluşlarının uzmanlarından oluşan heyetin çalışmaları sonucunda 1996 yılında, 22 Mart Dünya Su Günü'nde, Dünya Su Konseyi'nin kuruluşu ilân edilmiştir. Günümüzde Dünya Su Konseyi'nin 65 ülkeden 340 üyesi bulunmaktadır. Üyeleri arasında kamu kurumları, özel sektör firmaları, Birleşmiş Milletler uzman kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin de bulunduğu Konsey'de; Türkiye 41 üye ile Japonya ve Fransa'dan sonra en çok üyesi olan 3. ülke konumundadır.

   İSKİ Genel Müdürü Sayın Mevlüt Vural'ın İstanbul 1. Su Forumu Türkiye ve Çevresi Bölgesel Toplantıları'nda yapmış olduğu açılış konuşması:

   Sayın Başkan;

   Değerli Katılımcılar;

   Süsleyen, güzelleştiren, şifa veren, aziz kılan, bereket veren bir hayat kaynağıdır su. Hareket ve bereketin sembolü olan su, “gökten bir ölçü ile indirilen”dir. Kupkuru mekanların, bedenlerin ve toprakların hayat bulması işte bu “belli bir ölçü ile indirilen” su sayesinde gerçekleşir. Arınma ve temizlik bağlamında su, bizim kültür ve medeniyetimizde, çok özel bir yere sahiptir.

   Her bahçenin içinde süslü bir nehir, her vahada bekleyen bir kuyu, her kuru toprağa hayat veren bir yağmur, her şifa arayana şifa veren bir zemzem bir ab-ı hayat…

   Hz. Yusuf'u kurtaran bir bakıma suyunu yutan kuyudur, Hz. Nuh'u yücelten temel tahlilde semanın açılmasıdır. Ve adeta koşan bulur, isteyen, çabalayan muradına erer cihetinde Hz. Hacer'in Hz. İsmail'e su bulmak için iki tepe arasında koşturması ile yine hayat veren su olmuştur . İşte o su, bugün hala o topuğun değdiği noktadan fışkıran zemzem, bitmek bilmeyen bir bereket ile akmaya devam etmektedir.

   Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de yüce Rabbimiz Enbiya Suresi 30. Ayet-i Kerime'de “Her şeye sudan hayat verdik” diyerek bu medeniyetin neden bu denli suya önem verdiğini, vermesi gerektiğinin de gerekçesini buyurmuştur. Bu çerçevede yurdumuzun her bölgesi ve özellikle İstanbulumuz su mimarisinin adeta başşehri olmuştur.

   Elbette bizim değer ve kültürümüzde olduğu gibi farklı coğrafyalarda da filizlenmiş, boy vermiş olan diğer medeniyetlerde de su, son derece önemli bir öğe olarak kabul edilmiş, hürmet ve saygı görmüştür.

   Anlam, sembol, aşk ve estetik değerlendirmelerinde insanları ve toplumları birbirine yakınlaştıran su, tarih boyunca kendisinden sadece yararlanılan değil aynı zamanda korkulan ve yüceltilen mitsel ve kutsal bir öğeye dönüşmüştür. Her suyun aktığı bölgede hayat bulan şehirler, tarihe de insanlığa da bu çerçevede yön verici olmuşlardır

   İşte bugün bu toplantıları gerçekleştirdiğimiz İstanbul, bahsettiğimiz bu anlamın ve tarihin beşiği olmuştur. İstanbul hem tarihsel kaynaklarda hem de bugün yaşamaya devam eden tarihi su yollarıyla “Su Medeniyetinin Başşehri” kimliğini hakkeden bir şehirdir. Bu şehirde su hizmeti vermenin bizlere büyük bir sorumluluk kattığının da bilinciyle gururlandığımızı da ifade etmek isterim.


   Sayın Başkan;

   Değerli Katılımcılar;

   5. Dünya Su Forumu'nun ve 1.İstanbul Su Forumu'nun İstanbul'da gerçekleştiriliyor olmasını ben hep Mimar Sinan'ı yad etme temelinde değerlendirdim. Zira İstanbul'un hangi noktasına gidersem gideyim karşımda Sinan'ı, Ser Mimaranı Hassa'yı gördüm, görmekteyim. O mimar ki, “Zaman tükenene ve Dünya durana dek, sarfettiğim ciddi gayretler dostlar tarafından görüldüğü zaman onlara insaf gözü ile bakarak beni hayır dualarla anacaklarını umarım inşallah” diyerek imza olarak da El Fakir Sinan'ı eklemekle yetinmiştir.

   İstanbul'da karşımıza çıkan o şaheserlerden biri Sinan'ın imzasını taşıyan Kırkçeşme Su Yolu'dur. Bugün hala yaşayan bu sistem dünyanın yaşayan 450 yıllık en eski suyolu sistemidir. Alibey ve Kağıthane Dereleri'nin sularını toplayarak İstanbul'a ulaştıran bu tesisin bünyesinde Uzun Kemer, Eğri Kemer, Güzelce Kemer ve Mağlova Kemeri ile bunlara bağlı bentler yer almaktadır.

   Kanuni Sultan Süleyman, döneminin en büyük yatırımlarından biri olan Kırkçeşme Su Yolu için tarihe not düştüğü şu ifadelerin İSKİ olarak temel ilkemiz olduğunu huzurlarınızda vurgulamak isterim. Büyük komutan Kanuni Sultan Süleyman, “ Benim maksudum bu su; her mahalleye revane ola, çeşme bina olacak yerde ve kabiliyet olmayan yüksek yerlerde tatlı kuyular ola ki su içine uğraya. Ta kim her yerde pir-u ve zaif hatunlar, uşakcık oğlanlar testiler ve bardaklarını doldurup devam-ı devletime dua eyliyeler…” demiştir.

   İstanbul'da nasıl zamanında su sıkıntısından dolayı kemerler, sarnıçlar ve çeşmeler inşa edildiyse biz de bugün zamana ve şartlara uygun bir şekilde yeni içmesuyu kaynakları temin etme yoluna gidiyoruz. Bu noktada son dönemde başlıca olarak Melen Projesi'nin 1. Kademesinin ivedilikle tamamlanması, barajlar ve havzalar arası Enterconnecte Sistemi ve Boğaz Geçiş Hattı İnşaatını saymak isterim.

   Biz İSKİ olarak bugün 13 milyona yakın bir nüfusa sahip olan İstanbul'un su ve atıksu hizmetlerini sağlamaktayız. 11 adet içmesuyu arıtma tesisi, 80 pompa istasyonu, 115 adet içmesuyu deposu ve 15 bin km'yi aşan çelik isale hattı ve düktilfont borudan oluşan içmesuyu şebekesiyle 4 buçuk milyon abonemize 24 saat kesintisiz içmesuyu sağlamaktayız.


   Sayın Başkan;

   Değerli Katılımcılar;

   İSKİ olarak sizleri İstanbul'un çeşme, kemer, sarnıç ve modern su yapıları ile ağırlıyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isterim. Forumun İstanbulumuz, ülkemiz ve dünyamız için barış, huzur ve başarılar getirmesi dileklerimle yerden sularını yutmamasını ve semanın avuçlarını açmasını dileyerek selam ve saygılarımı sunarım.