İSKİ'den 2.5 Milyarlık Yatırım

28.12.2015
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, İSKİ Genel Müdürlüğü’nün 5 milyar 780 milyon 451 bin TL’lik 2016 yılı bütçesini, performans ve stratejik plan programını oy çokluğuyla onayladı.

Saraçhane Belediye Sarayı'ndaki Meclis Salonu'nda gerçekleşen İSKİ Genel Kurulu'nda, 5 yıllık Stratejik Plan, 2016 yılı Bütçesi ve 2016 yılı performans programı oy çokluğuyla kabul edildi.

İSKİ, 2016 yılında bütçesinin 2 milyar 505 milyon 615 bin TL’lik kısmını yatırımlara ayıracak. Genel Kurul’da 2016 yılı bütçesini meclis üyelerine sunan İSKİ Genel Müdürü Dr. Dursun Atilla Altay, 2016 yılında gerçekleştirilecek yatırımlar hakkında bilgi verdi. Önümüzdeki yılda önemli projelerin hayata geçirileceğini söyleyen Dr. Altay’ın en çok dikkat çeken söylemi ise “Kendi Enerjimizi Kendimiz Üreteceğiz” cümlesi oldu. Dr. Altay; "Özellikle kamulaştırma yapılan alanlarda geniş araziler üzerine kurulması hedeflenen rüzgar türbinleri sayesinde ihtiyacımız olan enerjiyi kendimiz üreteceğiz. Bunun yanı sıra “Yüzer Güneş Enerjisi Sistemleri” üzerine de çalışmalarımız devam ediyor. Bu sistemle hem üstü kapatıldığı için su kaynaklarında meydana gelen buharlaşma azalacak hem de güneş enerjisi panelleriyle enerji üretilecek" dedi.

Dere ıslahlarının hızla devam ettiğini belirten İSKİ Genel Müdürü Dr. Dursun Atilla Altay; ileri biyolojik atıksu arıtma tesislerine yenilerinin ekleneceği müjdesini de verdi.

İnşaat çalışmaları devam eden Melen Barajı'nın tamamlanmasıyla, İstanbulluların uzun yıllar su sorunu çekmeyeceğine vurgu yapan Dr. Altay, konuşmasının sonunda gerçekleştirilen projelerin ekip çalışması olduğunu ifade ederek, emeklerinden dolayı tüm İSKİ personeline teşekkürlerini iletti.

İSKİ Genel Müdürü Dr. Dursun Atilla Altay'ın Konuşmasının Tam Metni:

Sayın Başkan, Kıymetli Meclis Üyeleri,
Hepinizi İSKİ ailesi adına saygıyla selamlıyorum.  Genel kurulumuzun İstanbulumuz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Saygıdeğer Meclis Üyeleri,
Hepimizin bildiği gibi su hayattır. Su aynı zamanda; bütün insanlığın, medeniyetlerin hafızasıdır.  Büyük şairimiz Necip Fazıl’ın “Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir” mısrasında olduğu gibi, insanlık tarihi suyla birlikte akar.

Su bizim için bir temel ihtiyaç maddesi olmanın ötesinde azizdir. Su azizdir yani dengi ve benzeri bulunmayacak kadar değerlidir, şereflidir. Su azizdir yani güçlü ve yenilmezdir.

Evet bugün bir bardak su, tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar kıymetlidir. Suya bağlı nedenlerle hayatını kaybeden Afrikalı bir çocuk için, uğruna her gün kilometrelerce yol yürüyen Afrikalı kadın için bir bardak su kadar kıymetli bir şey yoktur. Maalesef bugün dünyamızda 1,4 milyar insan yeterli içme suyundan yoksundur.
2,3 milyar kişi sağlıklı suya hasrettir ve yılda 7 milyon kişi su ile ilgili hastalıklardan ölmektedir. Bizler 24 saat musluktan içilebilir su akıyor olmasının konforunu yaşarken dünya genelinde bir milyardan fazla insan, sağlıklı su kaynağından mahrumdur.

Kıymetli Hazirun,
Hepimizin yakinen takip ettiği gibi, suyla ilgili, suyun geleceğiyle ilgili artık daha çok haber ve makaleye rast geliyoruz.

Suyun bir hak mı yoksa ihtiyaç maddesi mi olduğu tartışmaları, muhtemel su krizleri, su savaşlarına ait senaryolar, artan nüfus ve sanayi karşısında azalan su kaynaklarının durumu…
Bütün bunlar dünya çapında tartışılan, geleceğin meseleleri olarak karşımızda duruyor. Bu karmaşık, pek çok alt başlığa sahip meseleleri çözmek için tecrübenin yani tarihin bize öğrettiği bir düstur var: “Tarihte silinmez izler bırakmak için,  suyun günün ihtiyaçları çerçevesinde halka sunulması ve geleceğin ihtiyaçları hesaplanarak idare edilmesi gerekir.”

Biz iSKİ olarak bu bakış açışıyla şehrimizin bugünkü ve yarınki ihtiyaçlarını gözeterek yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca modern çağın su idaresi olarak; su idaresine yenilenebilirlik ve sürdürebilirlik kavramlarını da eklemek için gayret sarf ediyoruz.

Çünkü su başta olmak üzere, yeryüzünün bütün doğal kaynaklarının, sadece tüketilecek ticari meta olarak görmenin ötesinde, bir emanet olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede sizlere öncelikle içmesuyu yatırımlarımızdan bahsetmek istiyorum.

Nüfusu 14 milyonu aşan İstanbulumuzda günde ortalama 2,5 milyon m³’ün üzerinde su tüketilmektedir. İstanbulumuzun su ihtiyacı daima artmaktadır. Şehrimizin su yönetiminin taşıdığı risk ise kuraklıktır. Bütün dünyayı etkileyen iklim değişikliği, yağış rejimlerini etkilemekte uzun süreli kuraklık ya da ani ve yoğun yağışlar şeklinde belirmektedir.

Kuraklığın alışıldığı üzere yedi yılda bir değil ardışık yaşanma ihtimaline karşı bugünden tedbir alınması gerekmektedir ve bu tedbirin adı Melen’dir. 1 milyar 77 milyon m³’lük hacmiyle Melen Suyu İstanbulun suyunun sigortasıdır.  

DSİ tarafından yapımına başlanan ve İstanbul’un uzun vadeli su ihtiyacını karşılayacak olan Melen Barajı’nın inşası sürmektedir. Melen Barajının 2016 yılında tamamlanmasıyla şehrimizin su kaynaklarını iki katına çıkarmış olacağız.

Melen Barajı’ndan temin edilen sudan maksimum düzeyde faydalanabilmek için Melen 3.Aşama kapsamında; 3 m çapında, 162 km uzunluğunda isale hattına başladık. Bu isale hattımızın 105 km’sinin borularını temin ettik, inşaatına başladık. Bu kapsamda yaklaşık 16.500 m boru döşedik. Diğer taraftan 30.000 m³’lük su deposu, terfi merkezi ve boru hattının ihalesini sürdürmekteyiz.

Şehrimizi susuz bırakmamak için geleceğe yönelik su temin projelerimiz devam ediyor. Asya yakasında İsaköy (Osmangazi) ve Sungurlu Barajlarını, Avrupa Yakasında ise Istrancalar’da yeni su kaynaklarını hizmete almak için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

Bu kapsamda 4 m çapında 41 km uzunluğunda tünel ile doğal yaşama ve çevreye zarar vermeden Rezve Deresi’nden (Mutlu Dere) yıllık 235 milyon m³ su almayı planlıyoruz. Zemin etüdü çalışmaları devam eden projemizin tamamlanmasıyla inşaat ihalesine çıkacağız.

Kıymetli Hazirun,
Artan su ihtiyacını karşılamak, sağlıklı ve düzenli bir biçimde İstanbullulara su ulaştırmak için çeşitli ilçelerde su depoları inşa ediyoruz.

2015/2016 yatırım programında toplam 35 Bin m³ su deposu hizmete aldık. Böylece 1 Milyon 534 Bin 580 m3 hacme ulaştık. Toplam 135 Bin m³  su depolarının inşaat ve sözleşme çalışmalarına devam ediyoruz.
Yine bugünün ve geleceğin su ihtiyacını karşılamaya yönelik yeni içmesuyu arıtma tesisleri için projelendirme çalışmalarımızı tamamladık. Ömerli, Cumhuriyet 2. Kademe ve İkitelli 3. Kademe İçmesuyu Arıtma Tesislerinin inşaat ihalelerini gerçekleştireceğiz.

Su havzalarını korumaya yönelik faaliyetlerimiz çerçevesinde mutlak koruma alanlarını kamulaştırıyoruz. 2015 yılının ilk 10 ayında 2 milyon 104 bin m² alanı kamulaştırdık. Böylece toplam kamulaştırma miktarında 28 milyon m²’ye ulaştık.  

2015 yılı kamulaştırma faaliyetlerimiz çerçevesinde hak sahiplerine 311 milyon TL ödeme yaptık. Kamulaştırma oranımız su havzalarında 2004 yılında %7 iken, 2015 yılında bu oran % 66 seviyesine yükselmiştir.
Sağlıklı ve içilebilir kalitedeki içmesuyunu şehrimize ulaştırırken kayıp kaçak oranını asgari seviyeye çekmek için geliştirdiğimiz projeden bahsetmek istiyorum.

İstanbul’da Avrupa ortalamasının üstünde kayıp/kaçak oranı mevcuttur. Projemizle şehre verdiğimiz su ile  faturalandırdığımız suyun gerçek oranlarının net olarak ölçülebilmesini hedefliyoruz. Çalışmalarımıza pilot bölge olarak Sultanbeyli, Sancaktepe, Samandıra ve Yenidoğan ile başladık.

Debimetre alanları oluşturarak kayıp kaçak durumunu tespit edip müdahale ettik. Bütün İstanbul geneline uygulamak istediğimiz bu sistemle şubelerdeki yöneticilerimiz, debimetre ölçüm alanlarından gelen ve otomatik güncellenen verilerle kayıp/kaçak oranlarını inceleyip saha çalışmalarını daha doğru tespitlerle yapabilecek.

Sayın Başkanım, Saygıdeğer Meclis Üyeleri
Bildiğiniz gibi İstanbulumuzda daha önce hizmete aldığımız pek çok ileri biyolojik atıksu arıtma tesisimiz var. Biz şimdi bu tesislerimize yenilerini ekleme gayretindeyiz. İleri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin çıkış suyu, park bahçe alanlarının sulanmasında ve sanayide kullanılabilmektedir.

İleri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin bu özelliği, tesis çıkış sularının aynı zamanda yeni bir su kaynağı olarak kullanılması anlamına gelmektedir. Bu tesislerimizde aynı zamanda enerji üretiyoruz. Arıtmanın rutin aşamalarından sonra yakıt olarak kullanılabilen katı nihai ürün ve biyogaz elde ediyoruz.

Hem enerji üretmesi hem de mor şebeke sistemi dediğimiz arıtılmış atıksuyun yeniden kullanılabilmesi, ileri biyolojik tesislerimizin çevre bakımından ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu nedenle yeni ileri biyolojik atıksu arıtma tesislerinin inşasını sürdürürken mevcut ön arıtma tesislerimizi dönüştürme çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Yatırım programımız dâhilinde Büyükçekmece’deki ön arıtma tesisimizi ileri biyolojik hale dönüştürdük. İnşaatı tamamlanmış  olan Büyükçekmece İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisimiz, Büyükçekmece ve Çatalca İlçeleri’nde 500.000 nüfusa hizmet verecektir.      

Ayrıca, Silivri, Selimpaşa ve Çanta İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesislerinin inşaatlarına hızla devam ediyoruz. Kapasitesi 52.000 m3/gün olan Çanta İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi inşaatının %86’sı, kapasitesi 36.500 m3/gün olan Silivri İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi inşaatının %78’i, kapasitesi 70.000 m3/gün olan Selimpaşa İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi inşaatının  %51’ini tamamladık.  Bu üç tesisimiz İstanbul’un yazlık beldelerine hizmet verdiği için bölgede deniz suyu kalitesini yükseltmesi bakımından ayrı bir öneme sahiptir.
Yine sözleşme bedeli 7.480.000,00 Euro olan Çanta, Silivri ve Selimpaşa Derin Deniz Deşarjları inşaatlarını ise  %86 oranında  tamamladık.

Ataköy 2.Kademe İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisimizin ihale süreci devam etmektedir. Bu tesisimizin var olan kapasitesine 240.000 m³/gün kapasite ilave ederek toplam kapasitesini 600.000 m³/gün'e çıkarmak istiyoruz. Ayrıca bu tesiste 30.000 m³/gün kapasiteli membran ünitesi kurarak arıtılmış suyu yeniden kullanmak maksadıyla bölgedeki sanayi kuruluşlarının ve peyzaj alanlarının su ihtiyacını karşılamayı planlıyoruz.
Tuzla 3. Kademe İleri Biyolojik Atıksu Arıtma tesisi ve Tuzla 2. Kademe Derin Deniz Deşarjı işlerinin ihale çalışmaları devam etmekte olup, Yenikapı ve Baltalimanı ileri biyolojik atıksu arıtma tesisleri için ihale hazırlık çalışmalarına başlanacaktır.

Ayrıca Gümüşdere ve Silahtarağa İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri’nin proje çalışmalarına başlanılması planlanmaktadır.

Sadece şehir içinde değil İstanbul’un köylerinde de biyolojik atıksu arıtma tesisleri, atıksu ve yağmursuyu hatları inşa etmekteyiz. Bugüne kadar köylere 850 km atıksu şebekesi ve 2000 km'yi aşkın  içmesuyu şebekesi inşa ettik. Köylerimizde 44 atıksu arıtma tesisi hizmete aldık. 2015 yılı içinde 14 tesisimizi hizmete almayı hedefliyoruz. İstanbulumuzun köyleri için 40 tesisimizi de planladık.

Atıksu arıtma tesislerimizin yapımına devam ederken, bir yandan da şehirden topladığımız atıksuları arıtma tesislerine ulaştıracak devasa atıksu tünellerinin inşasını sürdürüyoruz. 56 km uzunluğundaki atıksu tünellerinin 29 km’sinin kazısını gerçekleştirdik. 27 km’sinin de kazı çalışmaları devam etmektedir.

Sayın Başkanım, Saygıdeğer Meclis Üyeleri
Sel baskınlarının sebep olduğu kayıp ve zararların önlenmesi için öncelikli olarak yerleşim alanlarından geçen derelerde taşkın risk haritaları çıkarıyoruz. Bu haritalara göre sel baskınına sebep olan noktaları belirliyor ve dere ıslah çalışmaları gerçekleştiriyoruz. 2015 yılında 10 km dere ıslahı yaptık. Bugüne kadar Büyükşehir Belediyesi ile birlikte İstanbul’da 454 km dere ıslahı gerçekleştirdik.

Şimdi sizlere bir derede, Ayamama'da yaptığımız çalışmalardan söz etmek istiyorum. Ayamama deresi tam 42 km uzunluğunda. 6 ilçenin içinden geçerek Marmara denizine dökülen bu derede maalesef can ve mal kayıplarına sebep olan sel baskınları yaşanmıştı.

Yerleşim yerlerinin, ana hat yolların, büyük iş yerlerinin kesiştiği bölgelerden geçen bu derenin ıslahı; başta kamulaştırma olmak üzere pek çok nedenden ötürü büyük zorluklar içeriyordu. Ancak İSKİ, sayın başkanımızın da koyduğu irade ile Ayamamayı ıslah etmeyi başardı. 100 milyon TL’lik yatırımla sel baskını riski taşıyan 6 Km ıslah edildi ve bölgede sel baskını riski ortadan kalktı.

Şimdi bir başka büyük derenin ıslahı için çalışıyoruz. Yine başta kamulaştırma olmak üzere şehrin içinde yer alması, zemin problemleri gibi zorluklar içeren Kurbağalıdere’nin ıslahında da hamdolsun belli bir noktaya geldik. Daha önce Alibeyköy’de, Ayamama’da yaptığımız gibi Kurbağalıdere’de de mutlu sona ulaşacağız inşallah.

Şimdi sizlere hizmetlerimizden birebir yararlanan İstanbullulara sunduğumuz kolaylıklardan bahsetmek istiyorum. Abonelerimizin İSKİ ile ilgili işlemelerini kolaylaştırmak için günümüz teknolojisinden faydalanıyoruz. Hız çağının gereği olarak internet üzerinden çeşitli içeriklerde pek çok abonelik hizmeti veriyoruz.
Arzu ederse ekiplerimizle vatandaşa evraklarını götürüyoruz ve imzasını abonenin mahallinde alıyoruz. Ayrıca 30 adet şubemizde abonelerimize İSKİ ile ilgili bütün işlemleri sunuyoruz.

Sayın Başkanım, kıymetli meclis üyeleri
Su yönetimi, aynı zamanda ekonomik anlamda bir kaynak yönetimidir. Bu nedenle enerji giderlerimizi düşürmek için geliştirdiğimiz iki projeden bahsetmek istiyorum. İlki rüzgar enerjisiyle ilgili çalışmamız.
Bildiğiniz gibi baraj havzalarımızı kirlilikten korumak için mutlak alanları kamulaştırıyoruz ve buralardaki geniş araziler üzerinde bulunan hava koridorlarından enerji üretmek istiyoruz.

Bu alanlarda rüzgâr türbini inşa ederek ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi kendimiz üreteceğiz. Bu konuyla ilgili fizibilite çalışmalarımızı tamamladık.

Avrupa yakasında ve Anadolu yakasındaki barajlara, arıtma tesislerine ve isale hatlarına yakın bölgelerde araştırmalar yaptık. Örneğin Terkos Gölü çevresinde mutlak koruma alanı içerisinde kalan bölümde arazi çalışması gerçekleştirdik. 25 MW’lık bir rüzgar tarlası için model çalışmaları yaptık ve türbinlerin yerini belirledik. Projemiz hazır, gerekli izinlerin alınmasının ardından projemizi hayata geçireceğiz.

Melen isale hattı üzerinde faaliyete geçirmeyi düşündüğümüz projemiz ise dünyaya örnek olacak enerji projesi olma özelliğini taşıyor. Melen suyunu İstanbul’a ulaştırmak için 189 km uzunluğunda bir isale hattı inşa etmiştik.
Şimdi de hattın güvenliği için yapılaşmaya kapalı olan bu alanı da rüzgar enerjisi elde etmek için değerlendirmek istiyoruz. Yani İSKİ olarak inşallah hem Melen’den su taşımış hem de bu hat üzerinde enerji üreterek ülkemize katkı sağlamış olacağız.  

Tesislerimizde bulunan havuzların üzerleri, çatılar ve çevredeki uygun arazilerden de güneş enerjisi elde etmek için çalışmalar yürütüyoruz. Yakında İkitelli Arıtma Tesislerimizde güneş ışınımı ölçümlerine başlayarak bu tesisimizin potansiyelini öğreneceğiz.

Ülkemiz ve İstanbulumuz adına gururla ifade etmek isterim ki enerji alanındaki çalışmalarımız bunlarla sınırlı değildir. İSKİ olarak artık yüzer güneş enerjisi sistemleri üzerine de çalışmalara başlamak istiyoruz.
Yüzer güneş enerjisi sistemleriyle hem üstü kapatıldığı için su kaynağında buharlaşma azalmakta hem de güneş enerjisi panelleriyle enerji üretilmektedir. Biz şimdi bu teknolojinin İstanbul’un su kaynaklarında uygulanabilirliğini ölçmek ve fayda-maliyet analizleri yapmak için çalışmalara başladık.  

Sayın Başkanım, Kıymetli meclis üyeleri
Şimdi de sizlere su kalitesiyle ilgili yürüttüğümüz AR-GE çalışmasından bahsetmek istiyorum. Mikrokirleticiler, organik iz element veya metallerin genel adı olup, su kaynaklarını ve sudaki canlı hayatını olumsuz etkilemektedirler.

Türkiye’de su kaynakları, hastane atık suları ve evsel atık sulardan bu maddelerin giderilmesi ile ilgili çalışmalar yetersizdir.

Mevcut arıtma sistemleri ile kısmen arıtılan veya hiç arıtılmadan alıcı ortama verilen bu kirleticiler su kaynaklarının, denizlerin ve yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. İdaremiz, TÜBİTAK ile gerçekleştireceği proje ile mikrokirleticilerin çevre ve insan sağlığı üzerinde oluşturabileceği potansiyel risklerin tespitine dair bilimsel veriler elde edecektir. Bu çalışmanın daha önce ülkemizde bu ölçekte yapılmayan bir çalışma olduğunu ayrıca belirtmek isterim.

Kıymetli hazirun,
İSKİ olarak 2015 yılında 5.762.497.000  TL'lik bütçemizin 2.811.108.000 TL'sini yatırımlar için ayırarak, şehrimizin içmesuyu ve atıksu hizmetlerini yürütmeye devam ettik.
Bunca teknik hesaplama gerektiren, teknolojiyle iç içe yatırımlarımızı yürütürken bizi teşvik eden, çalışma azmimizi artıran bir hususu belirtmek isterim. Hayır ehli olan, sadece insanlara değil, kurda kuşa, börtü böceğe bile bir damla su vermenin büyük sevap olduğunu düşünen ecdadımız gibi biz de İSKİ ailesi olarak su hizmeti yürütmenin memnuniyetini, manevi hazzını ve mesuliyetini her an hissediyoruz. Su hizmetinin insanlığa yapılan büyük hizmetlerden olduğuna inanıyoruz.

Ve bu vesile ile İstanbulumuza su ulaştırma hizmetinde, bu güzel yolda çalışan, eserler meydana getiren, bize muazzam bir su medeniyetini miras bırakan geçmişlerimize rahmetler diliyor, aziz ruhları şâd olsun diyoruz.
Bu duygularla sizleri bütün İSKİ ailesi adına yeniden selamlıyorum. Başta sayın başkanımız Kadir Topbaş beyefendiye olmak üzere her birinize, kullanacağınız irade ile su hizmetine yapacağınız katkı ve destek nedeniyle şükranlarımı sunuyorum.