Almanya'dan İstanbul'a Suyun İzinde...

28.12.2015
Mimar Sinan’ın İstanbul’a ve dünya tarihine kazandırdığı en önemli eserlerden olan Kırkçeşme ve Taksim Su Yolları tüm dünyanın ilgisini çekmeye devam ediyor.

Yaklaşık 500 yıllık bir tarihe sahip olan Kırkçeşme ve Taksim Su Yolları son olarak Almanya’nın Burg Giebichenstein üniversitesi öğrencilerinden oluşan bir grubu ağırladı.

Burg Giebichenstein Üniversitesi ile Mimar Sinan Üniversitesi’nin ortaklaşa olarak hayata geçirdikleri “Suyun Yolunda” projesi ile Türkiye’ye gelen 12 öğrenci, Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Alpan ve Alman araştırmacı Silvia Erdem’in rehberliğinde tarihi su yollarını gezdi.

Büyükbent, Sultan Mahmut Bendi, Kirazlı Bent, Eğri Kemer, Mağlova Kemeri, Lüle Odası, Baş Havuz ve Çifte Havuz’un incelendiği gezide görüşlerini paylaşan Silvia Erdem ; “Türkiye sahip olduğu tarihi miras ve kültürel özellikleri ile dünyanın diğer ülkelerinden çok daha farklı ve özel bir ülke. İstanbul ise tüm bu özelliklerin yanı sıra tatlı su kaynaklarına uzak olması sebebiyle tarih boyunca su sıkıntısı çekmesi ve bu sorunun çözümü için hayata geçirilen tarihi su yolları sistemi ile daha da özel bir yerde duruyor. Bir araştırmacı olarak söyleyebilirim ki böylesine önemli bir miras hem bir kültürel hazine hem de dünyada su sıkıntısının çekildiği bölgeler için bir örnek, bir umut. Mimar Sinan tarafından yaklaşık 500 yıl önce inşa edilen bu muhteşem sistemin tüm dünya ile paylaşılması ve daha çok tanınmasının gelecek nesiller için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu noktada bizden desteklerini esirgemeyen İSKİ Genel Müdürlüğü’ne şükranlarımı sunmak istiyorum” dedi.

Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Alpman ise; “1554 ila 1562 yılları arasında dönemin hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman’ın talimatıyla Mimar Sinan tarafından inşa edilen Kırk Çeşme ve Taksim Su Yolları Sisteminde bulunan her bir eser adeta bir başyapıt özellikleri taşıyor. Kemerlerin ve bentlerin gerek planlanması ve gerekse inşasında adete mühendislik harikası var. Bu eserlerin 500 yıl önce yapılması ve halen ayakta kalabilmesi de ayrıca takdire şayan. Burg Giebichenstein Üniversitesi ile ortaklaşa yapmış olduğumuz “Suyun Yolunda” projesi ile bu önemli eserlerin daha iyi tanınması ve yüzyıllar boyu ayakta kalması için bir temel atıyoruz. Dileriz önemli bir vizyonu olan bu gezileri daha sık yapabilir ve tüm dünya ile paylaşma fırsatı bulabiliriz. Çalışmaları ve restorasyon projeleri ile tarihe sahip çıkan ve ışık tutan İSKİ Genel Müdürlüğü’ne bizlere sağladığı destek ve rehberliği için şükranlarımızı sunuyoruz, dileriz yeni geziler ile tarihi su yollarını dünya ile paylaşmaya devam edebiliriz.“ diye konuştu.